Tarih | OkurGah.Com | İnternetin Entelektüel Ortamı



Hicret

22 Mart 2010 Yazan admin  
Kategori Tarih

Bir yerden baska bir yere göç etmek. Hz. Peygamber (s.a.s) ve ashabinin Islâm devletini kurmak üzere Mekke’den Medine’ye göç etmeleri. Rasûlullah Mekke’de teblig görevini sürdürürken Kureysliler de inkârlarinda diretiyorlardi. Peygamberimiz teblig görevini Mekke’nin disina tasirmak istiyordu. Bu nedenle Taif’e gitti. Tâifliler de Kureysliler gibi inkârcilikta direnmisler ve Peygamberimizi tasa tutmuslardi. Peygamberimiz onlarin bu cahilce hareketleri karsisinda yilmamistir. Özellikle hacc mevsiminde Mekke disindan gelen insanlarla görüs üyor onlara... 

Akabe Biatları

22 Mart 2010 Yazan admin  
Kategori Tarih

Mekke’ye üç km. kadar uzaklikta bulunan Mina ile Mekke arasindaki bir mevkiye verilen Akabe adina bölgenin baska yerlerinde de rastlanmaktadir. Ayni adi tasiyan birçok yer bulunmasina ragmen Akabe denince ilk defa bu meshur ahidlesme ve anlasmalarin yapildigi mevkî hatira gelmektedir. Islâm’i çesitli kabile ve gruplara anlatmaga çalisan Resulullah (s.a.s.) özellikle Hacc mevsiminde Mekke’ye gelen kabileler arasinda dolasiyor ve onlara bu yeni mesaji iletmeye ugrasiyordu. Bu hac mevsimlerinin birinde Yesrib (Medine)’den gelen ve bu sehirde yasayan iki Arap ... 

Hz.Ömer’in Müslüman OluÅŸu

22 Mart 2010 Yazan admin  
Kategori Tarih

Kureys Müsrikleri Habes ülkesine hicret eden müslümanlari, kendilerine teslim etmemesi üzerine iskencelerini artirmaya basladilar.Kureys Müsriklerinin azillilarindan Ebu Cehil, kureyslilere teklif götürerek Peygamberi öldürülmesini teklif etti,ve bunu yapabilen her kim olursa büyük ödülün verilecegini ilan etti.Hz.Ömer ”ben buna talibim” dedi.Ona” Ey Ömer!Sen,buna elverislisin!”dediler.Hz.Ömer,vereceginiz mallar hakkinda Saglam Kefalet var mi? Diye sordu.Ebu Cehil ”Evet var! Dedi.Hz.Ömer bu hususta onlarla bir anlasma yapti. Hazret-i Ömer’in... 

GARÂNÎK OLAYI

22 Mart 2010 Yazan admin  
Kategori Tarih, İslamiyet

Hz. Peygamber’in’ Mekke döneminde Habesistan’a hicret eden müslümanlarin Mekke’ye tekrar dönmelerine sebep olarak gösterilen, ama gerçekte Islâm düsmanlarinin uydurduklari asilsiz bir rivâyet. Islâm düsmanlarinin sinsi birtakim faaliyetlerle müslümanlarin akîdelerini bozmak, inançlarini sarsmak, Islâm esaslari üzerinde birtakim süphe ve tereddütler meydana getirmek niyetiyle uydurduklari rivâyetlerden birisi olan Garânîk kissasi, Ilk dönem Islâm alimlerinden birçogunun izledigi “kendilerine ulasan tüm rivâyetleri tenkid süzgecinden geçirmeksizin... 

HabeÅŸistan Hicreti

22 Mart 2010 Yazan admin  
Kategori Tarih

Müslümanlarin Mekke müsriklerinin zulmünden kurtularak Islâm’in öngördügü biçimde özgürce yasayabilmek amaciyla Habesistan’a yaptiklari göç. Müslümanlar, ilki Hz. Muhammed’in peygamberlikle görevlendirilisinin besinci yilinda (614), ikincisi de altinca yilin (615) baslarinda olmak üzere iki defa hicret ettiler. Bu hicretler birinci Habesistan hicreti ve ikinci Habesistan hicreti olarak adlandirilir. Kur’an’da hicret, cihaddan sonra en önemli eylem olarak degerlendirilir. Bunun nedeni açiktir. Bir mümin için en önemli sey imani ve imaninin gereklerini... 

Peygamber Efendimizin Ay Mucizesi

22 Mart 2010 Yazan admin  
Kategori Tarih, İslamiyet

Peygamber Efendimizin (s.a.v.) en büyük mucizelerinden biri, Sâkk-i Kamer adiyla bilinen “Ay’in ikiye ayrilmasi”‘dir. ZAFER su ana kadar ele alinmaya pek cesaret edilemeyen bu mucizeyi Temmuz 1991 sayisinda incelerken, âyet ve hadislerin yanisira çesitli teknik bilgilere, astronomik haritalara ve uydu fotograflarina yer verdi. “AY MUCIZESI” basligini tasiyan yazida, mucize tahakkuk ettigi sirada Efendimizin (s.a.v.) yaninda bulunanlarin isimleri, mucizenin nasil gerçeklestigi, kimler ve hangi ülkeler tarafindan müsahede edildigi, fakat neden herkes... 

Mekke Dönemi

22 Mart 2010 Yazan admin  
Kategori Tarih

Böylece kendisine verilecek ilâhî risâlet görevini üstlenebilecek bir seviye ve vasata geldigi bir sirada, kirk yasinda iken yine böyle bir uzlet aninda Hira magarasinda, Cenâb-i Hakk’in peygamberlere vahiy getirmekle görevli melegi Cebrâil (a.s), O’na ilk vahyi, Alak Sûresi’nin ilk bes âyetini getirdi. Artik Allah’in Rasûlü, insanlari hak din olan Islâm’a çagirmakla görevli idi. O, bu görevine ailesi halkindan ve hak davaya gönül verebilecek yakin arkadaslarindan, gerçegi kabul edebilecek kabiliyetde olan, fitrati bozulmamis, düsünme istidadi... 

Miraç

22 Mart 2010 Yazan admin  
Kategori Tarih

Arapça’da merdiven, yukari çikmak, yükselmek anlamlarini dile getirir. Islam’da Hz. Peygamber (s.a.s)’ in göge yükselerek Allah’in huzuruna kabul edilmesi olayi. Mirac olayi hicretten bir yil ya da onyedi ay önce Receb ayinin yirmi yedinci gecesi gerçeklesir. Olayin iki asamasi vardir. Birinci asamada Hz. Peygamber (s.a.s) Mescidül-Haram’dan Beytü’l-Makdis’e (Kudüs) götürülür. Kur’an’in andigi bu asama, gece yürüyüsü anlaminda isra adini alir. Ikinci asamayi ise Hz. Peygamber (s.a.s)’in Beytü’l-Makdis’ten... 

Hüzün Yılı

22 Mart 2010 Yazan admin  
Kategori Tarih

Mekke döneminin en sikintili aninda Hz. Hatice ile Ebu Talib’in vefat ettikleri yil. Peygamberligin onuncu yilinda Müslümanlar iktisâdî ablukadan yeni çikmislardi. Ebû Tâlib agir hasta yatiyordu. Ebû Talib Peygamberimizi bir amca olarak düsmanlarina karsi korumus ve Abdülmuttalib’in nüfuzunu kullanarak müsriklere ezdirmemeye çalismisti. Hatta Ebu Talib mahallesindeki müsriklerin kusatma sirasinda bile gece gündüz demeden Peygamberimizin kaldigi yerlerde nöbet tutturuyordu. Ancak müslüman olmamisti. Peygamberimiz ise kendisine çok iyiligi geçen amcasinin müslüman... 

TebliÄŸin BeÅŸ Devresi

22 Mart 2010 Yazan admin  
Kategori Tarih

Davet`in bes devresi olup birinci devresi: Nübüvvet devresidir. Davetin ikinci devresi:En yakin hisim ve akrabayi, Ahiret azabiyla korkutup uyarma devresidir.Davetin ücüncü devresi:Kendi kavmini,Ahiret azabiyle korkutup uyarma devresidir.Davetin dördüncü devresi:Kendilerine, daha önce Ahiret azabiyle korkutup uyarma devresidir.Davetin besinci devresi ise: Zamanin sonuna kadar, bütün Cinlerden ve insanlardan, kendilerine davet erisebilecek olanlari, ahiret azabiyle korkutup uyarma devresidir. PEYGAMBERIMIZIN VAZIFESINI ACIKTAN ACIKLAMASININ EMREDILMESI Peygamberimiz, Tebligin ilk devresi... 

Vahiy GeliÅŸi

22 Mart 2010 Yazan admin  
Kategori Tarih

Muhammed (A.S), kirk yasina gelince, Allah(C.C) onun kerametini açiklamayi ve kullarina,onunla rahmet etmeyi diledigi zaman,Kendisine, ilk vahiy ve peygamberlik baslangici,uykuda Sadik rü`yalar görmekle olmustur. Peygamberimiz, alti ay bu hal üzere kaldi. Yüce Allah, bu alti Ay içerisinde Peygamberine, Uykuda, sonrada uyanik Vahiy etti. Peygamberimiz, her yil, Ramazan ayinda Hira daginda bir ay itikafa girer,Kureysilerin yapageldikleri gibi, yanina gelen yoksullara yemek de yedirirdi.Peygamberimiz, kavminin sürü sürü putlara tapip durduklarini gördükce,onlardan uzaklasmayi, Halvet... 

Hılfu’l-Fudul AntlaÅŸması

22 Mart 2010 Yazan admin  
Kategori Tarih

İbnu HiÅŸam, İbnu İshak’tan naklen şöyle diyor: “… Bir antlaÅŸma yapmak üzere KureyÅŸ kabileleri birbirlerini davet ettiler ve Abdullah ibnu Ced’an’ın evinde toplandılar. Åžerefine ve yaşına hürmeten toplantı onun yanında yapıldı. HaÅŸimoÄŸulları, MuttaliboÄŸulları, Esed ibnu Abdiluzza, Zühre ibnu Kilab ve Teym ibnu Mürre gerek Mekke halkından, gerek Mekke dışından oraya gelen biri zulme uÄŸradığında onun yanında yer alacakları konusunda yemin ettiler. Zulmü defedinceye kadar zalimin karşısında dikileceklerdi. İşte... 

Hz. Muhammed’in (s.a.s) DoÄŸumu,ÇocukluÄŸu ve GençliÄŸi

22 Mart 2010 Yazan admin  
Kategori Tarih

Insanligi hakka ve hakikata sevkedip dünya ve ahiret saadetlerini saglamak üzere Allah Teâlâ tarafindan gönderilen peygamberlerin sonuncusu ve alemlerin rahmeti olan Peygamber Efendimiz, genellikle kabul edildigine göre 2I Nisan (12 Rabiulevvel) 571 Pazartesi günü Mekke’de dogdu. Islâm tarihi kaynaklari, Hz. Peygamber’in nesebi ta Hz. Adem’e kadar siralanan Secere tablolari ile belirlemislerdir. Bu kaynaklarda Hz. Peygamber’in yirminci göbekten atasi olan Adnan’a kadar ittifak edilmis, ancak Adnan’dan sonra verilen isimlerde bazi farkliliklar ortaya... 

Ficar Savaşları

22 Mart 2010 Yazan admin  
Kategori Tarih

Câhiliye döneminde müsrik Araplar arasinda haram aylar dan birisinde yapilan savaslar. Islâm’da yasak oldugu gibi câhiliye döneminde de Müsrikler arasinda haram aylarda savas yapmak, kan dökmek, haksizlik ve kötülüklerde bulunmak yasaklanmis idi. Muharrem, Receb, ZIlkâde ve Zilhicce aylarindan olusan bu aylarda yasagin ihlâl edIlmesi, büyük bir günâh ve suç sayiliyordu. Bu telâkkiye ragmen câhiliyye döneminde zaman zaman haram aylarin kudsiyeti çignenmis, kanli bazi savaslar meydana gelmisti. Iste bu savaslar, müsrikler tarafindan, günâhin islendigi savaslar anlamini... 

Paygamberimizin DoÄŸumu

22 Mart 2010 Yazan admin  
Kategori Tarih

Peygamberimiz Fil vakasindan 50 gün sonra ,Rebiullevvel ayinin on ikinci Pazartesi günü,tan yeri agarirken, Mekke’de dogdu. PEYGAMBERIMIZ DOGDUGUNDA BAZI HADISELER VUKU’A GELDI Peygamberimiz dogdugunda bazi hadiseler vuku a geldi,bunlardan bazilarini söyle siralayabiliriz:Peygamberimiz ,Anadan Sünnetli ve göbegi kesik olarak dogdu. Peygamberimiz dogarken, çocuklarin yere düstükleri gibi düsmeyip ellerini ,yere dayamis basini semaya kaldirmis olarak dogdu.Peygamberimiz dogdugu zaman ,bir yildiz dogmus ve bilginler, bu yildizin dogdugu gece,Ahmed dogmustur Dediler.Bir çok... 

Fil Vakası Ebabil Kuşları

22 Mart 2010 Yazan admin  
Kategori Tarih

Kâbe’yi yikmak üzere büyük bir orduyla gelen Yemen valisi Ebrehe’nin ordusuna saldiran kuslar. Ebâbil, Arapça’da “bölükler, sürü, sürüler” demektir. Kelime, Kur’ân-i Kerim’de Fil sûresinin üçüncü âyetinde geçmektedir. Fil sûresinde olay söyle anlatilmaktadir: “Görmedin mi Rabbin fil sahiplerine ne yapti? Onlarin tuzaklarini bosa çikarmadi mi? Üstlerine sürü sürü kuslar gönderdi. Onlara çamurdan sertlesmis taslar atiyorlardi. Nihâyet onlari yenilmis ekin yapragi gibi yapti.” (el-Fil, 1I5/1-5). Bu olay Hz. Peygamber’in... 

Cahiliyenin Diğer Manası ve Ebrehe

22 Mart 2010 Yazan admin  
Kategori Tarih

Cahiliyye; insanin insan iradesinin disindaki unsurlar üzerinde toplanmasini temine çalisan, insani insana ve topluma köle yapan bir sistemin; beseriyeti Allah’a ibadetten uzaklastirip, herhangi bir adla anilan beserî sistem ve prensiplere itaata zorlayan yönetimin adidir. Insanlari, kavimlere, renklere, tarihlerinin karanlik çagi efsanelerine yönlendiren, ayri ayri dil farkliligi sebebiyle ümmet suurundan uzaklastirmaya çalisan her türlü despotizm, cahiliyenin bir görüntüsüdür. Kisaca cahiliyye, Allah’in hükmünden baska hüküm arayan ve Allah’in hükmünden... 

Cahiliye Dönemi

22 Mart 2010 Yazan admin  
Kategori Tarih

Bilgisizlik, gerçegi tanimama. Islâm, tam bir aydinlik ve bilgi devri oldugu için, Arabistan’da Islâmiyet’in yayilmasindan önceki devre, daha dar anlami ile Hz. Isa’dan sonra peygamberimizin gelmesine kadar geçen zamana “cahiliyye” devri adi verilmistir. Cahiliyye, insanin Allah’i geregi gibi tanimamasi, ona kulluk etmekten uzaklasmasi, onun ilâhî hükümlerine degil de kisinin kendi hevâ ve hevesine uymasi, insanlarin koydugu emir ve yasaklara, siyasî sistem ve düsüncelere inanmasidir. Kur’an-i Kerîm’de: “Onlar hâlâ Cahiliyye... 

Gerileme Devri (1699-1923)

13 Nisan 2009 Yazan admin  
Kategori Tarih

GERİLEME DEVRİ (1699 – 1923) Karlofça AntlaÅŸmasının imzalamasından sonra Osmanlı Devleti, bilhassa sınırların kuvvetlendirilmesi, idârî, malî, iktisâdî durumun ıslahı, ordu ve donanmanın yeniden düzene konması ile uÄŸraÅŸtı. DiÄŸer taraftan ötedenberi Türkleri taklit eden Avrupa ile Rusya ilim ve teknikte hızla ilerliyor ve Osmanlıları daha kuvvetli bir ÅŸekilde kuÅŸatıyorlardı. Artık Avrupa karşısında Türkler askerî ve teknik sâhalarda onlardaki ilerlemenin sırrını araÅŸtırmaya tenezzül etmeye mecbur oldular. Bu sûretle... 

Duraklama Dönemi

13 Nisan 2009 Yazan admin  
Kategori Tarih

DURAKLAMA DÖNEMİ (1451 – 1574) Kânûnî Sultan Süleymân’ın ölümü ile muhteÅŸem pâdişâhlar ve onların hamleleri nihâyet bulmakla berâber devletin henüz karalarda üstünlüğü, iç denizlere hâkimiyeti ve ictimâî nizam bütün kudretiyle yaÅŸamakta idi. Nitekim İkinci Selim Han döneminde (1566-1574) Avusturya’nın Erdel üzerine küçük bir tecâvüzü üzerine ÅŸiddetli bir mukâbelede bulunuldu. 1570’te Kıbrıs fethedildi. Türk donanması Okyanusya’ya kadar gidip Sumatra (Açe) Sultanlığıyla yâni UzakdoÄŸu Müslümanlarıyla temâsa... 

Sonraki yazılar »