Kanıyordum – Gökay Birkan Sucaklı
11 Ağustos 2010 Yazan admin
Kategori Şiir-Öykü-Roman
Kimi zaman bir kaldırım taşı süsledi bedenimi bazende dişi kırık bir kemanın tıngırtısı kulaklarımı gözyaşlarım deniz oldu yanaklarımın kılcal coğrafyasına elimi alnıma götürdüğümde kayboldu, parmak uçlarım derin çizgilerde. -yosunlara bulanmış günler geçiyordu zamanın önünden. merdivenlerden çıkıyordu çocukluğum gözlerinin boşluğuna bırakıyordum, uzun kuyruklu uçurtmamı… gündüz -gece oluyordu tanrıdan ayetler/dinletiler iniyordu, sayfa sayfa gözeneklerime. ve, “bütün ambulanslar sana taşıyordu yüreğimi…” “Kanıyordum…” … Gökay...
Kurtarmalarda Kurtaramaz – Kahraman TAZEOĞLU
11 Ağustos 2010 Yazan admin
Kategori Şiir-Öykü-Roman
Kurtarmalarda Kurtaramaz Sana bir mezar sessizliği ile haykirıyorum. Öyle matem, öyle hicran kokuyor ki sözlerin. Sanki ecelin yikilmaz heykelini dilimle kırıyorum Kaç defa uzatmak istedim ellerimi yüreğine, Kaç defa vazgeçtim bir bilsen.. Bazen korkak bir cesaretle karsinda durup, Bakişlarindaki ejdere meydan okumak istedim delice.. Bazen de gözünü aşk bürümüþ bir yeniçeri gibi ayaklanip bütün zindanlarda Bütün darağaçlarinda cezalandirmak istedim seni.. Sebepsiz.. Bilmedin, Bilmedin hiç birini .. Her suskunluğum, Keşke Celladına teslim etti niyetinde beni .. Geceleri...
Yağmur Sonrası – İbrahim SADRİ
11 Ağustos 2010 Yazan admin
Kategori Şiir-Öykü-Roman
Yağmur Sonrası Yağmur sonrası karanlıkta bir şehir İçinde ben. Şarkılar çalıyor taksilerin teyibinden Giderken sen… Tüyleri ıslak kuşlar su içiyorlar çeşmelerden Kimsenin umurunda değiliz, Ne aşk Ne ben. Bir şey olmamış,bir yerinden vurulmamış gibidir şehir. Her gidiş niye birbirine benzer. Arabaların camlarını siler tinerci çocuklar Bir sigara parasına ömrümü anlatırım Belki onlar dinler Çekip gidişin hangi şarkıya benzer Bulup çıkarırız karanlıkta bir şehrin içinden Çocuklarla beraber Neden kimsenin umurunda değiliz Neden Ne aşk Ne ben Islık...
Siyah Gözlerine Beni de Götür – Nurullah GENÇ
11 Ağustos 2010 Yazan admin
Kategori Şiir-Öykü-Roman
Siyah Gözlerine Beni de Götür Daha dokunmadan kurudu irem Çöllere bir türlü yağamıyorum Yeni bir koşunun başlangıcında Biraz deprem sonrası Biraz şehir hülyası Bir kalp yangınından geriye kalan Siyah gözlerine beni de götür Artık bu yerlere sığamıyorum. Pembe uçurtmalar yolladığından beri Sarardı tiryaki menekşeleri Sonbaharın tozlu kafeslerinde Sevgi turnaları yakalıyorum Turnalar gidiyor; ben kalıyorum Avareyim, asudeyim, yorgunum Bilmiyorum neden sana vurgunum Erzurum garında banklar üstünde Uyku tutmuyor karanlıkları Yitik düşlerimi kovalıyorum Gölgeler...
Vur Bitsin – İbrahim SADRİ
11 Ağustos 2010 Yazan admin
Kategori Şiir-Öykü-Roman
Vur Bitsin Orada masanın üstünde bir resim İkimiz denize karşı durmuşuz Üsküdar’ da Saçlarımızın üzerinde martılar Gözlerimizde acemi bir aşk, biraz umut Ve tuhaf ve çocuksu bir mutluluk Senin sırtında sarı yağmurluğun Kadıköy’de ucuzluktan almışız Bende o siyah kazak Hani bir kedi gibi sokulduğun Şubat ve yağmur yağıyormuş meğerse Islatan her tarafımızı Orada masanın üzerinde bir resim Yak, bitsin.. Orada kapının arkasında bir yazı Seviyoruz yazmışız birlikte Harfler nasıl da titremiş meğer ellerimizde Bir Pazartesi akşamı ben eve dönünce Tutup...
Yamalı Kalbim – İsmail SARIGENE
09 Ağustos 2010 Yazan admin
Kategori Şiir-Öykü-Roman
Yamalı Kalbim Bir sonbahar şarkısını dinlerken, İsmini anan dudaklarımı kanatıyorum. Gidişini yalnızlığımda demlerken, Yüreğini son kez ” gözyaşlarımda ” yakıyorum. Karanlık duvarlar yoldaşım, Yalnızlığın arkadaşım oldu yokluğunda. Yaralarımı ” günahlarınla ” sarıp Sen diye taşlara sarıldım hasretin zindanında. Şimdi, yokluğun kanıyor başucumda. Sebebi nedir suskunluğunun ? Çaresi ölümüm müdür yokluğunun ? Kelimeleri ezip susma ne olur. Bir yudum sevgiydi senden istediğim. Koca bir denizi ayak uçlarımı sermeni değil; Bir...
Benim Adım Aşktı Soyadım Sen
09 Ağustos 2010 Yazan admin
Kategori Şiir-Öykü-Roman
Benim Adım Aşk’tı Soyadım Sen Günahı boyuna aşk’larda yenik düştü ıslak gülüşüm. Tövbesi çoktan zulalanmış bir acıya soğuk bir hançer değdi. Kan sızdı gözlerimin beyazına. Ve bir sonbahar ölümü yüreğime mübah kılındı. İçimdeki kız çocuğu kürtaja zorlandı ama ben pes etmedim Çünkü benim adım aşk’tı . Soyadım sen… Ölüm bana gelen yolları yakınlaştırırken, Ben bir masal bir peydahladım düşlerimin en beyaz kenarından.. Sırf bu yüzden kirletildi yüzüm.. Katli vacib oldu cesedimin.. Cümlelerim bir sabah ezanı sonrası defnedildi.. Harf...
Bir Bahar Çiz Gözlerimin En Beyaz Bulutuna – İsmail SARIGENE
09 Ağustos 2010 Yazan admin
Kategori Şiir-Öykü-Roman
Bir Bahar Çiz Gözlerimin En Beyaz Bulutuna Yüreğimin sağ alt köşesine yerleştirdiğim adının baş harfini mutluluğa boyadım. Üstüm başım umut, ellerimde küçük bir fırça yüreğimin nehirlerini akıttım susuzluğuna. Kah sen iç diye kah sevdiklerine içir diye. Sonra seni yazdım harf harf. Oysa ben yürek dokumacılığını bilmezdim. Sadece annemin gençliğinde dokuduğu halı motiflerini görmüştüm çocuk halimle. Şimdi sen mürekkep oldun ben ise yolunu arayan suya ark’lar bulan bir yolcuyum. Yolcu diyorum ama ben vagonlara kaçan bir cümleydim senden önce. Sonra...
Danstan Sonra – Leo Tolstoy
09 Ağustos 2010 Yazan admin
Kategori Edebiyat, Şiir-Öykü-Roman
“Yani sen diyorsun ki, insan neyin iyi, neyin kötü olduğunu bilemez, her şey çevredir, çevre insana baskın çıkar, fakat ben şansa inanıyorum, mesela beni ele al..” Değerli dostumuz Ivan Vasilyeviç, insanın yaşadığı koşullarda değişiklik olmadan, karakterinin gelişmesinin imkansız olduğu hakkındaki konuşmadan sonra böyle diyordu. Kimse gerçekten insanın iyiyi, kötüyü bilmesinin imkansız olduğunu söylemedi, ama Ivan Vasilyeviç, aklına gelen düşünceleri cevaplarken böyle konuşmaya alışmıştı ve fikirlerini kendi hayatından örnekler vererek...
Yıldız Çocuğu – Oscar Wilde
09 Ağustos 2010 Yazan admin
Kategori Edebiyat, Şiir-Öykü-Roman
Kurtulduklarına öyle sevindiler ki kahkahalarla güldüler. Gözlerine bütün dünya gümüşten bir çiçek, ay da altından, başka bir çiçek gibi göründü. Bununla birlikte, gülmeleri geçince üzüntüye kapıldılar; çünkü yoksulluklarını anımsamışlardı; biri ötekine, “Dünyanın bizim gibiler için değil zenginler için olduğunu gördüğümüz halde, ne diye neşelendik?” dedi, “Keşke ormanda soğuktan ölseydik ya da yabanıl bir hayvan üstümüze atılıp bizi öldürseydi.” Yol arkadaşı, “Doğru” dedi, “Kimilerine çok verilmiş, kimilerine...
“Ne Çok Acı Var?” – Yılbaşı Ağacı ve Düğün – Fyodor Dostoyevski (Öykü)
09 Ağustos 2010 Yazan admin
Kategori Edebiyat, Şiir-Öykü-Roman
Geçen gün bir düğün gördüm…Fakat hayır! Size bir yılbaşı çamından söz etsem daha iyi olacak. Düğün harikaydı. Çok beğendim. Fakat diğer olay daha da güzeldi. Düğünün neden yılbaşı çamını hatırlattığını bilmiyorum. Olay şöyle oldu: Tam olarak beş yıl önce, yılbaşında iş dünyasının önemli bir adamının verdiği bir çocuk balosuna davet edildim. Çok tanıdığı, geniş bir çevresi ve gizli aşk entrikaları olan bir adamdı. Dolayısıyla, çocuk balosu sadece ebeveynlerin bir araya gelip, kendilerini ilgilendiren iş konuşmaları...
İtalya Masalları – Maksim Gorki – Yaşamın Yazdığı Masallardan Daha Güzeli Yoktur
09 Ağustos 2010 Yazan admin
Kategori Edebiyat, Şiir-Öykü-Roman
Napoli’de tramvay işçileri grev yapıyorlardı. Boş vagonlar dizisi bütün Riveria Chiaia boyunca uzanmış, hep neşeli ve gürültücü, cıva gibi hareketli Napolililer olan vatman ve kondüktör kalabalığı Zafer Meydanında toplanmıştı. Başlarının üzerinde, parkın parmaklıkları üzerinde fıskiyenin kılıç gibi incecik suyu havada parlıyor, bunları devasa kentin tüm uçlarına işleri için gitmeleri gereken büyük bir insan kalabalığı düşmanca çevreliyor ve bütün bu tezgâhtarlar, ustalar, küçük tüccarlar, terziler öfke içinde ve yüksek sesle grevcilere...
Mavi Hüzme – Octavio Paz “Gece Gözlerden Bir Bahçe İdi”
09 Ağustos 2010 Yazan admin
Kategori Edebiyat, Şiir-Öykü-Roman
Tere boğulmuş halde uyandım. Az önce su serpilmiş kırmızı tuğlalı döşemeden sıcak bir buhar yükselmekteydi. Griye çalan kanatlarıyla bir kelebek göz kamaştırarak uçuşuyordu sarımtırak odağın etrafında. Hamaktan fırladım ve yalınayak odanın öbür tarafına geçtim, gizlendiği köşeden temiz hava almaya çıkabilecek bir akrebe basmamaya dikkat ederek. Küçük pencereye yanaştım ve kır havasını çektim içime. Gece soluklanıyordu, müthiş, dişi. Odanın ortasına döndüm, testinin suyunu çinko leğene boşalttım ve havluyu nemlendirdim. Islak...
Git Her Harf Tümcemden – Kahraman Tazeoğlu
08 Ağustos 2010 Yazan admin
Kategori Şiir-Öykü-Roman
Bitti… Bitmeliydi belki… Parçalanmış hayatlarımız bütün kalmış bir hayali kabullenemezdi. Mutluluğa kurulabilecek ütopyalar için ruhumuzda beslediğimiz tebessümler, ölüm tehlikesi olan tellerde asılı kalmıştı. Bir hayat izdüşümünde son viyadükte kaybetmiştik birbirimizi. Şimdi bunla yok bizi… Birbirimize kayıp olmak hayatta var olma oyunumuzdu demek ki. Sen gitmeliydin. Bense; gitme demekten öteye gitmemeliydim. Öyle ya gitsem de dinlemezdin. Kullanılmamış tüm gülücüklerini bana bağışlıyor şimdi dünya. Sense; ömründeki tüm gitmeler için “elveda”lar...
Gardolabımda Üstsüz Kalmış Satırlar – İsmail Sarıgene
08 Ağustos 2010 Yazan admin
Kategori Şiir-Öykü-Roman
Gardolabımda Ütüsüz Kalmış Satırlar Geceye kurban edilmiş bir karanlığa gözlerin miktarı bir umut yaktım. Sonra büyüdüm biraz. Sorma ne kadar büyüdün diye.. Sen kadar büyüdüm dün gece.. Ve bir türlü bitiremediğim önsözümü tamamlayıp, Lafzımdaki tüm alfabeyle söylüyorum; Seni bir Elif miktarı seviyorum…” Çıplaktım adım miktarı / seni giyindim bolca.. Seni tanıdığım zamanlardı acıya tuz basışlarım. Gömleğimden sızan kan rengine benziyordu göğümün rengi. Sen yoktun ilkin, kıyısızlığın eşiğindeydi gözlerim.. Yarım yamalak sözlerim,...
Mona Roza Şiiri ve Videosu
05 Ağustos 2010 Yazan Simurg
Kategori Şiir-Öykü-Roman
Not: Video’yu izleyebilmek için Firefox tarayıcısını kullanmalısınız… Get the Flash Player to see this content. var params = { 'allowfullscreen': 'true', 'allowscriptaccess': 'always', 'wmode': 'transparent' }; var attributes = { 'id': 'video0', 'name': 'video0'}; var flashvars = { 'file' : 'http://video.ak.fbcdn.net/cfs-ak-ash2/42129/165/421023838257_33754.mp4', 'image' : 'http://www.okurgah.com/thumb.png', 'width' : '585', 'height' : '350', 'controlbar' : 'bottom', 'dock' : 'false', 'icons' : 'true', 'logo.hide' : 'false', 'logo.position' : 'bottom-left', 'playlist'...
Cemal Süreya: “Keşke yalnız bunun için sevseydim seni…”
04 Ağustos 2010 Yazan Simurg
Kategori Kim kimdir?, Şiir-Öykü-Roman
Bir kadın geçmişini siliyor tüm zorluklara inat Keşke yalnız bunun için sevseydim seni… Ağladığımda gözyaşlarımı silen ellerin için sevseydim keşke seni… Sen de gittin ya! “Keşke” gidişini izlememek için sevseydim seni… Sen; şimdi Ya da belki az sonra Belki de bilmediğim bir zamanda -aşımsız- gidenlerdensin.. Ben Gittiğini sanan kalanlardan.. Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.. Bir yerlerde güneş doğuyor şimdi sessiz soğuk.. Keşke yalnız bunun için sevseydim seni… Üzerine yansımadığın her şey siyah görünüyor bana Keşke yalnız bunun...
Murathan Mungan: “Yaram vardı, bir de sözcükler…
04 Ağustos 2010 Yazan Simurg
Kategori Şiir-Öykü-Roman
Ölü bir yılan gibi yatıyordu aramızda Yorgun, kirli ve umutsuz geçmişim Oysa bilmediğin birşey vardı sevgilim Ben sende bütün aşklarımı temize çektim . İmrendiğin, öfkelendiğin Kızdığın, ya da kıskandığın diyelim Yani yaşamışlık sandığın Geçmişim Dile dökülmeyenin tenhalığında Kaçırılan bakışlarda Gündeliğin başıboş ayrıntılarında Zaman zaman geri tepip duruyordu. Ve elbet üzerinde durulmuyordu. Sense kendini hala hayatımdaki herhangi biri sanıyordun, Biraz daha fazla sevdiğim, biraz daha önem verdiğim. Başlangıçta doğruydu belki. Sıradan...
İlkbahar
01 Ağustos 2010 Yazan admin
Kategori Şiir-Öykü-Roman
Her şey çok farklıydı çocukken. Toprağın, çayırın, çiçeğin, ağacın apayrı manaları vardı. Küresel ısınma endişem, yanı başımızdan akıp giden deremizin kuruma ihtimali gibi dertlerim yoktu. Hiçbir yaprağa bir zamanlar baktığım gibi bakamıyorum bu yaşımda. Çimenlerde yuvarlanırken mikrop kapma korkusu hiç duymadan büyüdüm. Fındık dalına, elma ağacına tırmanırken, can dostumla oyun oynuyordum yalnızca. Yaramazlık değildi yaptıklarımız; bir arkadaşlıktı, konuşmaydı halleşmeydi. Yaprakla, ağaçla birbirimize sarılırdık. * Köyde...
Hatırlayanınız Var Mı Nedir Sevgi?
29 Temmuz 2010 Yazan admin
Kategori Edebiyat, Şiir-Öykü-Roman
Hatırlayanlarınız var mı, sevgi neydi? İlk sevgi sözcüğünü, ilk kıpırdanışını yüreğinin hatırlayanlarınız var mı? İlk hüznümüzün adını sevgi koyabiliyor muyuz şimdi geriye dönüp baktığımızda? Derûni coğrafyamızı kaplayan zifiri bulutların ve üzerimize örtülen maddeci felsefenin ağırlığına ne zaman başkaldırmıştı sevgilerimiz, hatırlayanınız var mı? Ne zaman sevgilerimiz paralarımızdan önce tartılırdı; ya ne zaman pazar eyledik sevgilerimizi, biliyor musunuz? En son ne zaman bir sevgiyi söyleşmiştik bir sevgiliyle?!… Her...
