Ramazan Ayi Mubarek Olsun...

Edebiyat

Hayatı ve Sanatıyla Mayakovski

Ben de öyle . Filo bile sonunda limana döner, tren soluk soluğa koşar gara doğru, Bense ondan daha hızlı koşmaktayım sana -çünkü seviyorumbudur beni çeken, sürükleyip götüren. Cimri şövalyesi Puşkin’in, iner bodrumunu karıştırıp seyretmeye. Ben de, sevgilim döner dolaşır gelirim sana. ”Mayakovski’nin şiirlerinden pek bir şey anlamıyorum ancak onun meydanlarda savaşacak bir uzman olduğunu hissediyorum” Lenin Mayakovski, 1893 yılı Temmuz ayında  Gürcistan’ın Kutais kentinden 20 verst uzaklıktaki Bağdadi köyünde doğdu. Babası Vladimir... 

Danstan Sonra – Leo Tolstoy

“Yani sen diyorsun ki, insan neyin iyi, neyin kötü olduğunu bilemez, her şey çevredir, çevre insana baskın çıkar, fakat ben şansa inanıyorum, mesela beni ele al..” Değerli dostumuz Ivan Vasilyeviç, insanın yaşadığı koşullarda değişiklik olmadan, karakterinin gelişmesinin imkansız olduğu hakkındaki konuşmadan sonra böyle diyordu. Kimse gerçekten insanın iyiyi, kötüyü bilmesinin imkansız olduğunu söylemedi, ama Ivan Vasilyeviç, aklına gelen düşünceleri cevaplarken böyle konuşmaya alışmıştı ve fikirlerini kendi hayatından örnekler vererek... 

Yalnızlığın Diyalektiği – Octavio Paz

Kişinin içinde yaşadığı dünyayı ve kendisine yabancılaşmış olduğunu bilmesi demek olan yalnızlık Meksikalılara özgü bir duygu değildir. Bütün insanlar yaşamlarının en az bir döneminde kendilerini yapayalnız bir kişi gibi duyumsarlar. Ve de gerçekten yalnızdırlar. Yaşamak, gizemli bir gelecekte varacağımız yere gitmek için geçmişte bulunduğumuz yerden yola koyulmak demektir. Yalnızlık, insan duygusunun en derindeki gerçeğidir. Yalnız olduğunu bilen ve bir başkasını arayan tek varlık insandır. Doğası gereği insan, kendi varlığını bir... 

Kategorinin diger yazilari

Kültür Sanat

Çağdaş burjuva sanatında bunalım ve estetik teorisi – Stanka Simeonova

Sanatçının toplumsal insanın tipik yaşantılarını, ülkülerini ve etik yada estetik yönlerini yansıtmayı reddetmesi, yaratıcı eylemden yüz çevirmesi, sanatın insandan uzaklaşması demektir. Eşyalaştırma ve kişisizleştirme sonunda insan kendi adını bile kaybediyor. Yazarlar ona artık ‘’ Falan,Filan, X ‘’ demeye başlıyorlar. İnsansızlaştırma her şeyden önce sanatın içerik yönünü yıkar. Giderek, sanat ‘’ insan bilgisi’’ olmaktan çıkar. Sanatçının insan karşısındaki yani toplum karşısındaki sorumluluğu ya küçümsenir,... 

Franz Kafka’nın Zürih’teki bir bankada tutulan dört kasası açıldı içindekiler merakla bekleniyor

Kafka, yok sayılacak kadar az olan arkadaşlarının içinde, en çok sevdiği Max Brod’tan* ölümünden sonra okumadan bütün yazdıklarını yakması vasiyetinde bulunmuştu. 1917′de Verem (Tüberkiloz) hastalığına yakanıp yedi yıl boyunca kan tükürerek öksüren yazar, Viyana yakınlarında bir sanatoryumda 1924 yılında öldü.  Dostu  Max, karmakarışık bir halde olan binlerce metni vasiyetinine uyarak yakarak yok etmek  yerine düzenleyerek yayınlamayı seçti. 1925 yılından itibaren  Kafka’nın roman parçalarını yayımlamaya başladı. İleriki 30... 

Acının ve gerçeğin ressamı Frida Kahlo: Seni sevmekten ne zaman vazgeçtim?

Kötü günümde yanımda olmadığın zaman vazgeçtim./ Canın sıkıldığında benimle paylaşmadığını, kırılacak veya tedirgin olacak olsam bile düşüncelerini açıkça söylemediğini anladığım zaman vazgeçtim./ Bana yalan söylediğini anladığım zaman vazgeçtim./ Gözlerime baktığında kalbinle bakmadığını ve bana hala söylemediğin şeyler olduğunu hissettiğimde vazgeçtim./ Her sabah benimle uyanmak istemediğini, geleceğimizin hiçbir yere gitmediğini anladığım zaman vazgeçtim./ Düşüncelerime ve değerlerime değer vermediğin için... 

Kategorinin diger yazilari

Siir-Oyku-Roman

Kanıyordum – Gökay Birkan Sucaklı

Kimi zaman bir kaldırım taşı süsledi bedenimi bazende dişi kırık bir kemanın tıngırtısı kulaklarımı gözyaşlarım deniz oldu yanaklarımın kılcal coğrafyasına elimi alnıma götürdüğümde kayboldu, parmak uçlarım derin çizgilerde. -yosunlara bulanmış günler geçiyordu zamanın önünden. merdivenlerden çıkıyordu çocukluğum gözlerinin boşluğuna bırakıyordum, uzun kuyruklu uçurtmamı… gündüz -gece oluyordu tanrıdan ayetler/dinletiler iniyordu, sayfa sayfa gözeneklerime. ve, “bütün ambulanslar sana taşıyordu yüreğimi…” “Kanıyordum…” … Gökay Birkan SUCAKLI  Okumaya devam et →

Kurtarmalarda Kurtaramaz – Kahraman TAZEOĞLU

Kurtarmalarda Kurtaramaz Sana bir mezar sessizliği ile haykirıyorum. Öyle matem, öyle hicran kokuyor ki sözlerin. Sanki ecelin yikilmaz heykelini dilimle kırıyorum Kaç defa uzatmak istedim ellerimi yüreğine, Kaç defa vazgeçtim bir bilsen.. Bazen korkak bir cesaretle karsinda durup, Bakişlarindaki ejdere meydan okumak istedim delice.. Bazen de gözünü aşk bürümüþ bir yeniçeri gibi ayaklanip bütün zindanlarda Bütün darağaçlarinda cezalandirmak istedim seni.. Sebepsiz.. Bilmedin, Bilmedin hiç birini .. Her suskunluğum, Keşke Celladına teslim etti niyetinde beni .. Geceleri gerçeklik baltası sayısız inerken boğazıma Gündüzler cenaze şenliğinde sürdürdü ayinini.. Kanadi kirik turna misali sürüklendim ölüm vadilerinde Sana aç, sana kurak kaldi günlerce.. Ruhum Hasret kargaları dolaşırken üzerimde haince.. Gönlümde kanamaya başlayan aşkın cesedini gömmeye yer aradım . Unutulmuşlar ülkesinde.. Yer bulamayışimdandır Seni unutamayışım.. Ahh kahro-lası kiyamadığım sevdiğim Ahh yollarıma sevgi mayını döşeyen gül yüzlü düşmanim benim Biter mi bende sen oldukça pişmanlşk nöbetleri, Söner mi gölgemi tutuşturan... 

Yağmur Sonrası – İbrahim SADRİ

Yağmur Sonrası Yağmur sonrası karanlıkta bir şehir İçinde ben. Şarkılar çalıyor taksilerin teyibinden Giderken sen… Tüyleri ıslak kuşlar su içiyorlar çeşmelerden Kimsenin umurunda değiliz, Ne aşk Ne ben. Bir şey olmamış,bir yerinden vurulmamış gibidir şehir. Her gidiş niye birbirine benzer. Arabaların camlarını siler tinerci çocuklar Bir sigara parasına ömrümü anlatırım Belki onlar dinler Çekip gidişin hangi şarkıya benzer Bulup çıkarırız karanlıkta bir şehrin içinden Çocuklarla beraber Neden kimsenin umurunda değiliz Neden Ne aşk Ne ben Islık çalmayı bilseydim Birazda kahretmeyi Hayır aç değilim diyebilmeyi Canım istemiyorlar la çekip gitmeyi Denizi seyretmeyi kıyıdan Martılardan dilek tutmayı becerebilseydim Belki kolay olurdu sensizlik Belki beni de alırdı koynuna hasretin derin boşluğu. Yapabilseydim,kapıyı ardından ben kapayabilseydim Camlara vurabilseydim öfkesini sensizliğin Kırıp dökebilseydim senin gibi Birde ayrılığı sevseydim olurdu sanki. Şu senin gidişin biraz üzmeliydi yağmur sonrası bu şehri Elimi tutmalıydı Beyoğlu Koluma girmeliydi Üsküdar Geçer demeliydi bakinin kahvesi Sinema... 

Kategorinin diger yazilari

Sinema-Tiyatro

Ankara Barosu 4. Kısa Film Yarışması’nın Bu Yılki Konusu “Ötekileştirme”

Bu yıl dördüncüsü düzenlenen Ankara Barosu kısa film yarışmasının amacı, sanat, hukuk ve toplumsal mücadele yakınlaşmasına hizmet etmek ve bu birlikteliği toplumsal belleği güçlendirmenin sanatsal yollarından sinema ile gerçekleştirme olarak belirtilirken  “ÖTEKİLEŞTİRME” bu yılki yarışmanın konusu olarak seçildi. Ben, Sen, O ya da Biz, Siz Onlar; bu kelimeler sadece kişi zamiri mi yoksa siyah, beyaz, kadın, erkek, müslüman, gayri müslüman, türk, ermeni, rum, kürt vb. anlamlarına da geliyor mu? Hayata, insana, canlı yaşamına nereden balkıyoruz?... 

Santiago Grasso’un “El Empleo – İstihdam” adlı ödüllü kısa filmi

Annecy 2009 Uluslararsı Animasyon Film Festivali’nde Uluslararası Sinema Eleştirmenleri Federasyonu Ödülü’nü alan kısa  film, “El Empleo – İstihdam”  2008 yapımı. Kapitalist sistemin bireyin algısında insanları nasıl nesneler haline getirdiğini ve bu aşağı durumun günlük yaşamın bir parçası olarak nasıl benimsediğini anlatırken, kişinin başkasını kullanırken aynı zamanda kendisinin de  nasıl olağan bir halde kullanıldığını da gösteren  sarsıcı  filmi  aşağıdan izleyebilirsiniz. İnsanların yaşamını sürdürebilmesi için,... 

Pippa’ya Mektubum – “Barış Gelini”ne ve insani duyarlılığa dair olağan üstü bir belgesel

Dünya barışına dikkat çekmek amacıyla beyaz gelinlik giyerek 8 Mart 2007′de Milano’dan yola çıkan performans sanatçısı Pippa Bacca, balkan ülkeleri ve Türkiye üzerinden otostop yaparak Tel Aviv’e gitmeyi hedefliyordu. Türkiye yolculuğu sırasında Gebze’de kaybolan Barış Gelini bir süre sonra Bacca’nın tecavüz edilerek öldürüldüğü ortaya çıkmıştı. İnsanlık için çıktığı  yolculuğu yarım kalan sanatçının trajedik ölümünün üzerinden 3 yıl geçti. Bacca’nın ikinci ölüm yıldönümü olan 31 Mart 2009 yılında yarım kalan bu... 

Kategorinin diger yazilari

Müzik

Karadeniz’in hırçın çocuğu; Kazım Koyuncu ve “Hayde” albümü

Kazım Koyuncu: “Şarkılar politikadan, kurumlardan, sistemden daha güçlüdür. Hayatın sonuna kadar kalabilirler, temizdirler ve bir çok güzel şeye sebep olabilirler. İktidarlar, sistemler yıkılabilir, devirler değişebilir, şimdi dünyayı yönetenler kısa bir süre sonra üstelik bütün kötülüklerine rağmen unutulabilirler.” Kazım Koyuncu, Artvin’in Hopa ilçesine bağlı Sugören Köyü’nde 10 Mayıs 1972′de doğdu. Müziğe ortaokul birinci sınıfta mandolin çalarak başladı. Çocukluğu, “üstadım” dediği, “Kemençeci Yaşar” lakabı ile... 

40 Yıllık Bir Rock Müzik Grubu Moğollar ve Seçilmiş Şarkıları

Moğollar, Türkçe sözlü rock müzik yapan ve Anadolu Rock türünün kurucularından olan müzik grubu. Türkiye’nin en önemli gruplarından olan Moğollar, Ağrı Dağı Efsanesi ve Bir Şey Yapmalı isimli şarkılarıyla tanınmıştır. Grup, 1967′de Aziz Azmet, Tahir Nejat Özyılmazel, Murat Ses ve Aydın Daruga Haluk Kunt’la birliktekurulur. İki ay sonra Cahit Berkay gruba katılır. Sonraki süreçte  Cem Karaca ve Haluk Kunt’un gruba dahil olur. İlk 45′likleri “Eastern Love/Artık Çok Geç”, Şubat 68′de çıkar. Bu dönemdeki parçalarda Azmet/Ses... 

Grup Baran ve ‘Yediveren’ albümü; “Parklarınla, köprülerinle, meydanlarınla/ Bekle bizi İstanbul”

1987 yılında kurulan Grup Baran iki yıl sonra ilk albümü YEDİVEREN dinleyiciyle buluştu.  Ahmed Arif’in en çok sevilen şiirlerinden biri olan 33 Kurşu ve Nâzım Hikmet’in ününü sanat çevrelerini aşmasını ilk sağlayan şiirlerinden biri olan “Salkımsöğüt”  adlı şiirine yer vermeleri ile  dikkat çekti.  Vedat Türkali’nin 1944 yılında yazdığı  BEKLE BİZİ İSTANBUL adlı şiiri ise  Onur Akın’ın bestesi ve yorumuyla, kendi alanında gelecek yıllara yürüyen bir klasik eser oldu. Grup, daha ilk albümüyle kısa sürede tanındı hatırı... 

Kategorinin diger yazilari